Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni

Ankara Valiliği tarafından 15 Temmuz gazileri ve şehit aileleri için düzenlenen “Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni”, Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya’nın katılımıyla gerçekleştirildi. 
 
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde gazilere ve şehit ailelerine teslim edilmek üzere Ankara Valiliğine gönderilen Devlet Övünç Madalyaları ve Beratlarının Tevcihi Töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu şehitler için dua etti.
 
Törene ayrıca Ankara Valisi Ercan Topaca, Vali Yardımcıları, İlçe Kaymakamları, Belediye Başkanları, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Artar, İl Emniyet Müdürü Servet Yılmaz, İl Müdürümüz Besta mi Erkoç , il ve İlçe müdürleri, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.
 
Törende, Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajı okundu. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi:
 
“Canparelerini bu vatan uğruna şehit veren değerli şehit yakını kardeşlerim, vatan uğruna mücadele etmenin şanlı nişanını bedenlerinde taşıyan kıymetli gazi kardeşlerim, değerli misafirler; hepinizi en kalbî duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Büyük davaların, büyük zaferlerin, büyük hedeflerin ardında büyük kahramanlar vardır. Sizler, işte böyle bir kahraman olan evlatlarınızı uğruna can verdikleri al bayrağa sarıp onları bekleyen Cennete uğurladınız. Bu uğurda gazilik payesiyle müşerref olan kardeşlerimiz de milletimizin önündeki en yüce makama ulaşmışlardır. Şehit yakınlarımıza ve gazilerimize takdim edilen Devlet Övünç Madalyası devletimizin ve milletimizin sizlere olan vefa borcunu, minnetini nesiller boyunca hatırlatacak bir semboldür. Coğrafyamızda varlığımızı cesaretiyle dünyayı kendilerine hayran bırakan ecdadımızla bu uğurda hayatını ortaya koyan şehitlerimize ve gazilerimize borçlu olduğumuzu biliyoruz. Onlar sayesinde bin yıldır aynı toprağın üzerinde yaşayabiliyor, aynı pınarlardan su içebiliyor, beş vakit ezanlarımızı dinleyebiliyor, göklerde dalgalanan bayrağımızı gururla seyredebiliyoruz. Terörle mücadelede sınır ötesi operasyonlarda ve 15 Temmuz’da şehit olan, gazilikle şereflenen kardeşlerimiz bu büyük davanın günümüzdeki sancaktarlarıdırlar. Vatanımız, ezanımız, bayrağımız, istiklalimiz ve istikbalimiz uğruna sevdiklerini toprağa veren, yaralanarak gazi olan her kardeşim bilsin ki Türk Milleti ve Türk Devleti daima onların yanındadır. Milletimizin her bir ferdinin ve devletimizin her bir kurumunun, şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin çarpan yüreği olacağına; daima yanı başlarında bulunacağına inanıyorum. Toprağa verdiğimiz her bir şehidimiz, gönül dünyamıza kattığımız her bir gazimiz bizi bu topraklara daha da sıkı bağlıyor. Allah’ın izniyle devletimiz bu kökler üzerinde yükselmeye, milletimizin şanını ve şerefini yüceltmeye devam edecektir. Bu, sonraki nesillere bırakacağımız en büyük mirastır. Allah tüm şehitlerimizden, gazilerimizden ve onları bu millete armağan eden ailelerinden razı olsun. Hepinize selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, vatanı, milleti, kutsal değerleri uğruna gözünü kırpmadan şehit olan tüm kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle yâd ederek başladığı konuşmasında şunları kaydetti: “Tedavisi hâlâ devam eden gazilerimiz var, az önce Valimiz bahsetti ziyaret ettiğinden. Ben de geçtiğimiz cuma günü gazilerimizi ziyaret etmiştim. Rabbimden gazilerimize acil şifalar diliyoruz. Allah hepsine hayırlı, sağlıklı, vatan için mücadele edecekleri uzun ömürler nasip etsin inşallah. Şehitlerimizin siz değerli yakınlarına sabır diliyoruz ve Erdem Beyazıt’ın şu dizelerini sizlerle paylaşmak istiyorum: ‘Onlar gittiler / Giderken bir muştu gibiydiler.’ Bu vatan için canını veren her bir şehidimiz, gerçekten cennetten bir muştu gibi en ulvi makama kavuştu. Yüce Rabbimiz şehitler için Kuran-ı Kerim’de diyor ki: ‘Allah yolunda öldürülenlere, ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler fakat siz bunu bilemezsiniz.’ Unutmayalım Allah katında peygamberlikten sonra en üst makam, şehitlik makamı. Geride eşlerini, annelerini, çocuklarını bırakarak bu aziz vatan için cennete yürüyen şehitlerimiz, aslında en yüce peygamberlikten sonraki en yüce makamdalar ve inşallah ebedi âlemde sizlere şefaatçi olacaklar. Rabbim, ebedi âlemde sizleri onlardan ayırmasın, diye de dua etmek istiyorum. Bizleri Peygamber Efendimiz’e, kahraman şehitlerimize komşu kılsın. Bizim için en büyük saadet budur. Bu vatan, şehitlerimizin, gazilerimizin üstün fedakârlıklarıyla bugünlere geldi ve Gazi Milletimizin de üstün cesaretiyle bugünlere geldi. Biz bin yıldır bu topraklarda adalet için hak için mücadele ediyoruz. Birçok destanlar yazıldı bu topraklarda. Çanakkale’de, Dumlupınar’da, 15 Temmuz’da, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu’da hain teröristlere karşı gerçekten bizim kahraman askerlerimiz destan yazdılar. Milletimiz destan yazdı. El Bab’da destanlar yazıldı. Bugün de Afrin’de kahraman ordumuz destan yazıyor. Allah kahraman ordumuz her cephede muzaffer kılsın, ayaklarına taş değdirmesin. Bu zaferlerin mimarı hiç kuşkusuz şehitlerimiz ve gazilerimiz. Şehit ve gazilerimiz aslında bizim için gökteki yıldızlar gibi, ay gibi, güneş gibi varlığımıza ışık tutmaya ve bizlere yol göstermeye devam edecekler. Bizler vatan söz konusu olduğunda tıpkı Ömer Halisdemir gibi Fethi Seçkin gibi ölümü göze alan bir milletiz. Bunun için de Allah’a hamd etmek boynumuzun borcu. ‘Ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz’ anlayışıyla milletimiz bin yıldır bu topraklarda mücadele ediyor. Hepimiz tarihimizden aldığımız ilhamla 15 Temmuz’da adeta tanklara meydan okuduk.”
 
Bu milletin 15 Temmuz’da dünyaya büyük bir ders verdiğini ifade eden Bakan Sayan Kaya, “Bu millet 15 Temmuz’da aslında dünyaya büyük bir ders verdi. Demokrasi destanı yazan bir milletiz biz. Ağır silahlara karşı hiçbir silahı olmadan dimdik ayakta duran bir milletiz biz. Vurulduk, bombaların hedefi olduk, kurşunların hedefi olduk ama asla geri adım atmadık o gece. Milletçe hain işgal girişimini Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üstüne meydanlara dökülen milletimizle beraber geri püskürttük. Kadınıyla erkeğiyle yaşlısıyla genciyle çocuğuyla meydanlardaydık o gece. Ne 15 Temmuz’da ne terörle mücadelede bu millet hiçbir şekilde geri adım atmadı. Tunceli’de Öğretmenimiz Necmettin Yılmaz kardeşimizi, Diyarbakır’da henüz daha on altı yaşında olan ve mazlumlar için fakir, garibanlar için et dağıtan Yasin Börü kardeşimiz yine Trabzon’da gencecik Eren Bülbül kardeşimiz onurlu mücadelemizin eşsiz kahramanlarından sadece birkaçı. Çok kıymetli şehit yakınlarımız, gazilerimiz; milletimiz destan yazmaya devam ediyor. 15 Temmuz’da Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ülkeyi bölmek isteyen dışarıda ve içerideki tüm işgal girişimini ayna tutan zihniyetin hayallerini yıktık. Aslında 15 Temmuz, bir milattır. Bu ülkenin üzerine kötü hayaller kurmak isteyenlerin hayallerinin boşa çıkması, bu milletin ölümü göze alarak, şehadeti büyük bir mertebe olarak gören bu milletin ölümü göze alarak elinde hiçbir silah olmadan tankların üzerine yürümesi dünyada birçok ülkede insanların hayal bile edemediği hatta anlamakta güçlük çektiği büyük bir kahramanlık örneğiydi. Bu ülkeye terörle diz çöktürmek isteyenlerin kanlı planlarını bozduk. Aslında kendi kazdıkları hendekleri başlarına geçirdik. Kurdukları tuzakları bir bir bozduk. Esaret zincirlerini de millet olarak bir bir kırdık. Hiçbir teröristi ayırt etmeden PKK’sıyla, DEAŞ’ıyla, YPG’siyle, PYD’siyle, FETÖ’süyle topyekûn bir mücadele içindeyiz. Biz teröristlerle mücadele ederken hemen sınırlarımızda, yanı başımızda bir terör ordusu oluşturulmasına da asla ve asla müsaade etmemiz söz konusu olamaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘Bize düşen, bu terör ordusunu doğmadan boğmaktır.’ Evet, Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te nasıl tepelerine bindiysek Allah’ın izniyle içeride ve dışarıda Burseya Dağı’nda olduğu gibi bu toprakları onlara dar edeceğiz. Kahraman Mehmetçiğimizin Burseya tepelerine Türk bayrağını diktiği anı herhâlde hiçbir şekilde unutmayacağız. Orada da büyük bir destan yazıyor Mehmetçiğimiz. Oradaki operasyon da Zeytin Dalı Harekâtı da kararlılıkla devam edecek inşallah. Rabbim ordumuzu muzaffer eylesin, ayaklarına taş değdirmesin. Biz Zeytin Dalı Operasyonunu asla ve asla birilerinin dışarıda ima ettiği şekliyle yeni topraklar kazanmak için yapmıyoruz. Masumların huzurunu kaçıran, orada zavallı, masum insanları evlerinden, yurtlarından eden o terör örgütlerini orada, inlerinde başlarına geçireceğiz. Dört metrelik tüneller kazsalar da o tünelleri başlarına geçirmeye deva edeceğiz inşallah. Orada ezilen mazlum insanlar, Mehmetçiğimize nasıl sarılıyor, hep birlikte görüyoruz. Aslında tüm dünya da görüyor. PKK’sı, PYD’si, YPG’si, DAEŞ’i insanları ırklarına hatta güya dinlerine göre ayırıp katledenlerin biz karşısındayız. Mazlumların da yanındayız. Yanında olmaya bundan sonra da güçlü bir şekilde, kararlı bir şekilde inşallah devam edeceğiz.” dedi.
 
Konuşmasına “Maalesef bazı yabancı haber kanallarında bizim sivilleri katlettiğimiz, bölgedeki tarihî eserlere zarar verdiğimiz gibi yalan haberlerle dünyayı kandırmaya çalışıyorlar. Ama bilsinler ki gerçek bundan çok çok farklı. Biz ne DAEŞ gibi oradaki tarihî mekânların yok edilmesine izin veririz ne de masum bir tek sivilin, masum bir tek kadının, masum bir tek çocuğun öldürülmesine müsaade ederiz.” şeklinde devam eden Bakan Sayan Kaya, “Biz oradaki sivil halkın, kendi evlerinde huzur içinde yaşayabileceği bir ortamı oluşturmak için mücadele ediyoruz. Bizim mücadelemiz hak ve adalet mücadelesidir. Bugün oradaki zulümden kaçan üç buçuk milyon Suriyeli kardeşimize, kadınlara, çocuklara kimyasal silahlarla saldıran zalim rejim, o insanların bu ülkeye sığınmak zorunda kalmasına yol açmıştır ve dünya, Avrupa, üç buçuk milyonun bizim ülkemizde olduğunu bildiği hâlde daha söz verdiği yardımları bile maalesef yapmamıştır. Avrupa, bu mülteci kardeşlerimize karşı söz verdiği oranlarda insanları bile ülkelerine kabul etmedi. Bakın, bize insanlık dersi vermeye çalışanlar, Danimarka’da mültecilerin nişan yüzüklerine kadar ellerinden alarak ülkelerine kabul etmektedir. Biz, mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. İnşallah orada huzurlu ve güvenli bir bölge oluşturulduktan sonra inanıyoruz ki buradaki Suriyeli kardeşlerimiz de evlerine yurtlarına dönmek için gün sayıyorlar.”
 
Konuşmasına törene katılan konukları selamlayarak başlayan Ankara Valisi Ercan Topaca ise şunları kaydetti:  “Bugün sonuncusunu düzenlediğimiz Devlet Ödünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni’ne hoş geldiniz. Bu vesileyle şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi rahmetle, minnetle, şükranla anıyoruz. Hayatta olan gazilerimize ve şehit yakınlarımıza da sağlıklı, mutlu, hayırlı ömürler diliyorum.”
 
Konuşmasını “Kahraman gazilerimiz, değerli şehit yakınlarımız, ülke olarak tarihin her döneminde birçok sıkıntıyla karşı karşıya kaldık ve kalmaya da devam edeceğiz.” şeklinde sürdüren Vali Topaca, “Bunun birçok sebebi var. Bizim ülkemizin, coğrafyamızın önemi, milletimizin gelecekle ilgili beklentileri, insanlığa hizmet konusunda, adalet konusundaki girişimleri, dünyadaki haksızlıklara, zulümlere karşı çıkmasından dolayı biz hep sıkıntılarla karşılaştık. Ama bu sıkıntıları Allah’ın izniyle geçmişte nasıl aşmışsak, Çanakkale’de nasıl aşmışsak, Millî Mücadele’de nasıl aşmışsak, 15 Temmuz’da nasıl aşmışsak bundan sonra da aşmaya devam edeceğiz. Öyle ki bugün içinde bulunduğumuz durumda bile ülkemize yönelik açık ve gizli birçok saldırıyla karşı karşıyayız. Bu saldırıları bertaraf etme konusunda, başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hükûmetimiz, milletimiz, devletimiz bir bütün olarak mücadeleye devam ediyoruz.” dedi.
 
“Bugün Zeytin Dalı Harekâtı da yine bu milletimizin hedefleri doğrultusunda dünyada adaletin, refahın, huzurun tesisi konusunda yaptığımız bir mücadeleyi Afrin’de yürütüyoruz.” diyen Vali Topaca, konuşmasına “Orada da şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Bugün sabah Gülhane Hastanemize gittim. Oradaki 21 gazimizi ziyaret ettik. Bu vesileyle onların selamlarını da size iletmek istiyorum. Onların ruh hâli, bu olaylara bakışı ve tekrar hastaneden çıkıp Afrin’e gitme isteği milletimizin yaptığı mücadeledeki en büyük gücümüzdür. Öyle ki gözüne şarapnel isabet etmiş, ayağına ve vücudunun belli yerlerine şarapnel isabet etmiş, hareketi kısıtlanmış ama bir an önce iyi olup oraya gitmeyi düşünen gazilerimiz var. Yine geçen törenlerde sizlerin içinden, gazilerimizden, şehit yakınlarımızdan Sayın Bakan’ımıza ve bana ‘Bizi Afrin’e gönderin. Biz bu mücadeleye katılmak istiyoruz.’ şeklinde taleple gelen, yüreği vatan sevgisiyle dolu, imanla dolu insanımız var. Bizim en büyük hazinemiz bu. Ülkesi için, milleti için, insanlık için, adaleti tesis etmek için, insanların huzuru için hayatını ortaya koyabilen, şehit olmayı can-ı gönülden isteyebilen insanımız var. Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Başka ülkelerde bu, parayla yapılıyor, biliyorsunuz. Elbette bizim de askerimiz maaş alabilir, hakkıdır. Ama bunu isteyerek, biraz sonra öleceğini bilerek cepheye düğüne gider gibi gidebilmek her millete nasip olan bir şey değildir. Sizler de özellikle gazilerimiz, şehit yakınlarımız, burada bulunanlar da aynı duygu ve düşüncelerle gerek iç güvenlik harekâtında gerekse 15 Temmuz hain darbe girişiminde abdestini alıp ülkesini savunmak için, devletinin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü savunmak için sokağa çıkan, ülkesine el koyan birilerinin burada operasyon yapmasına müsaade etmeyen kahraman gazilerimiz ve şehitlerimizin yakınlarısınız. Bu vesileyle sizlere şahsım, Ankara Vilayeti ve Devletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bu ruhun, bu anlayışın çocuklarımıza da aktarılmasına bu törenlerin vesile olmasını diliyorum.” şeklinde devam etti.
 
Vali Topaca, sözlerine şunları ekledi: “Bu madalyaları Devletimizin bir vefasının, kadirşinaslığının örneği olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bugün sizlere takdim edeceğiz. Onları inşallah nesiller boyu şanla, şerefle, gururla göğüslerinizde taşımak sizlerin hakkıdır ve bu vesileyle bir kez daha hem gazilerimizi hem şehit yakınlarımızı tebrik ediyorum. Ülkemize, milletimize yapmış oldukları bu hizmetlerden dolayı da bir kez daha şükranlarımızı arz ediyoruz. Ben, tekrar madalya alan şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi kutluyorum.”
 
Konuşmaların ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve Vali Ercan Topaca tarafından şehit yakınlarına ve gazilerimize Devlet Övünç Madalyası ve Beratı tevcih edildi.



Sonraki Sayfa: Çankaya ve Yenimahalle’de Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni

Önceki Sayfa : Engelli Memur Yerleştirme ve EKPSS-Kura'ya Başvuru Takvimi