Kahramankazan’da Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni

Ankara Valiliği tarafından düzenlenen “Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni”, 17 Ocak Çarşamba günü saat 13.00’te Kahramankazan Belediye Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Tören, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından İmam Hatip Mehmet Atıcı’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin sonrasında Müftü Vekili Ali Gülden tarafından şehitler için dua edildi.

Törene Ankara Valisi Ercan Topaca, Vali Yardımcıları Kemal Karadağ ve Metin Aslanbaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Artar, İl Emniyet Müdürü Servet Yılmaz, Kahramankazan Kaymakam Vekili Kızılcahamam Kaymakamı Mehmet Yıldız, Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, Kızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin Güney, İl Müdürümüz Bestami Erkoç İl Müftü Vekili Ali Gülden, İl Millî Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Özkan Ünal, , Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Bülent Korkmaz, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tuna Cebecioğlu,  İl Kültür ve Turizm Müdürü Kudret Cabılar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Barış Yavuz, İl Müdür Yardımcılarımız, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Açılış Konuşmasını yapan İl Müdürümüz Bestami Erkoç ise konuşmasında şunları kaydetti: “Her zaman yüreğimizin en derin en nadide köşesinde yaşattığımız şehitlerimizin ruhaniyetinin, gazilerimizin cesaret ve kahramanlığının gönüllerimizde dalga dalga esmesi ümidiyle bir araya geldiğimiz Devlet Övünç Madalyası ve Tevcihi programına hoş geldiniz şeref verdiniz. Sayın Valim, muhterem misafirlerimiz, vatan üzerinde yaşadığımız, geçmişin acı tatlı hatıralarıyla avunduğumuz istikbale ümitle baktığımız bir mekândır. Vatan yüzlerce yıl yurt edindiğimiz uğrunda şehitler vererek kanla yoğurduğumuz toprak parçasıdır. Atalarımız dünyanın en güzel ve bereketli topraklarını vatan olarak seçmişler ve bize emanet etmişlerdir. Bu cennet vatanı yüzlerce yıl ecdadımız canları ve kanları pahasına korumuşlardır çünkü ‘Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır, Toprak Eğer Üstünde Ölen Varsa Vatandır.’ Son yaşanan 15 Temmuz hain darbe girişiminde de görüldüğü gibi milletimizin her bir ferdi istiklali ve istikbali için hiç çekinmeden canlarını feda etmişlerdir. Hainlere karşı duran kahraman askerlerimiz de polislerimizle omuz omuza dayanışma örneği gösteren aziz milletimizden çok sayıda kahraman şehitlik ve gazilik mertebesine yükselmiştir. Tehditler karşısında kendilerini siper ederek mücadele eden şehitlerimize ve gazilerimize ülke olarak çok şey borçluyuz. Ülkemiz onların fedakârlıkları sayesinde bu günlere gelmiştir. Bugün de aynı azim ve kararlılıkla milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını ortaya koyan güvenlik güçlerimizi, bu uğurda gazi olmuş, şehitlik mertebesine erişmiş kahramanlarımızı saygıyla anıyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından üstün görev anlayışı içinde feragat,  fedakârlık, başarı ve yararlılık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı olmasından dolayı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Övünç Madalyası tevcih edilen şehitlerimize ve gazilerimize vatanımıza yaptıkları hizmetlerden ötürü minnet, şükran ve hürmetlerimi sunuyorum. Şehitlerimize Allahtan rahmet, gazilerimize hayırlı sağlıklı ömürler diliyorum. Saygılar sunuyorum.”

Konuşmasına törene katılan konukları selamlayarak başlayan Ankara Valisi Sayın Ercan Topaca, “Çok değerli mesai arkadaşlarım, şehit yakınlarımız, gazilerimiz öncelikle sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Ebediyete intikal etmiş olan şehitlerimize, gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Hayatta olan gazilerimize de sağlıklı, mutlu huzurlu ömürler diliyorum.” dedi.
Vali Ercan Topaca konuşmasında şunları kaydetti: “15 Temmuz hadisesi, şöyle bir kısa hatırlatma yapmak istiyorum. Sıcak bir yaz akşamı Temmuz akşamı herkes işinde gücünde; akşam olmuş işinden çıkmış evine gidiyor veya tarlasından, bağından, bahçesinden, işyerinden normal hayatın akışı içerisinde hayat devam ederken bir anda yıllarca içimizde yaşayan bu ülkenin evladı bu ülkenin yetiştirdiği bir grup insanın ihaneti ile karşılaştı. Önce İstanbul’da Boğaz Köprüsü’nün kesilmesi ile -şimdi 15 Temmuz Köprüsü oldu biliyorsunuz, Şehitler Köprüsü oldu- orada duymaya başladık. Daha sonra tabii Ankara’da bunu en çok hisseden en çok yaşayan ve buna en güçlü tepkiyi veren Kahramankazanımız’da sizler de hissetmeye başladınız. Aslında ilk andan itibaren milletimizde bir endişe olmakla birlikte ümitsizlik yoktu. Ta ki Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın açıklamalarından sonra kendimize geldik, toparlandık ve hep birlikte bu ülkeye sahip çıkmaya bu ülkeyi korumaya, bu ülkeye ihanet edenleri cezalandırmaya hep birlikte karar verdik. Allaha şükür bu milletin ruhundaki inancındaki vatan sevgisi burada bir anda parladı. Düşmanlarımız ülkemizin birliğine bütünlüğüne ve devletimize kastedenler bu çelik gibi sert milli iradeye tosladı. Bu konuda Kahramankazan da mücadelelerin en güzelini verdi. İşte Mustafa Amca burada. Televizyonda kendisi o kadar güzel o kadar doğal yaşadığını anlattı ki hepimizin gözleri yaşardı.”

“Buradaki insanların elinde silah yok, uçak yok, top yok, tüfek yok. Herkes dedi ki biz bu ülkeye sahip çıkıyoruz. Uçakların karşısına durdu. Bedenini koydu ve onları durdurmak için hasatını yaktı. Buğdayını, samanını neyse… Onları da yakmak suretiyle maddi ve manevi anlamda bu direnci en güzel bir şekilde sembolleştirdiler. Tabii bu mücadelenin arkasında yatan temel faktör, Allah’a şükür, Allah’a olan inancımız, ona olan itimadımız ve tevekkülümüzdür. O inanç olmasaydı hepimiz savrulur, bu ülkede paramparça olur giderdik.” diyen Vali Topaca konuşmasına şöyle devam etti: “Allah’a şükür o inanç var ve o inancı korumak, geliştirmek ve çocuklarımıza da aktarmak konusunda kararlıyız. Tabii o ihaneti yaşadık. O ana kadar bizimle yaşayan, bizimle çalışan, bizimle birlikte bu ülkenin bir ferdi olan bu devlete hizmet ettiğini düşündüğümüz bir kısım insanların bir ihanet içerisinde olduğunu, onların iplerinin başka yerlerde olduğunu o gece gördük. Allah’a şükür o tehlikeyi de 15 Temmuz’da, 16 Temmuz’da bertaraf ettik ama çok rehavete kapılmamak gerektiğini düşünüyorum. Bu ülke, bu coğrafya bu tür ihanetleri hep yaşamış. Geçmişte de onlarca kez, yüzlerce kez benzer ihanetleri yaşadık. Bizim 15 Temmuz ve öncesinde yaşadığımız ihaneti, bir benzeri binli yıllarda Anadolu’da değil belki ama İslam coğrafyasında aynen yaşanmış. Büyük bir devlet kalmamış, hepsi paramparça olmuş. Küçük şehir devletleri haline düşmüş, hepsi biri diğerini aşağıya çekmeye çalışan ve komşu devleti ve kardeş devleti, aynı dinden, aynı inançtan, aynı kültürden olan devleti desteklemek yerine, Haçlılarla işbirliği yapmak suretiyle zaman içerisinde hepsi maalesef kötü duruma gitmiş. Bizim şu an topraklarımızda bulunan birçok il işgal edilmiş. En son Kudüs’te bir devlet kurmuş Haçlılar ve bir ümitsizlik hâkim olmuş. Oradaki o olumsuzlukla karşılaşmamızın temel sebebi aramızdaki birliğin, beraberliğin, dayanışmanın kaybolmuş olmasıydı ve o dönemde de yine aynı şekilde bugün bizim yaşadığımız ihanete benzer ihaneti yapan yine Haşhaşiyyun dediğimiz Hasan Sabbah’ın da şeyleri vardı. O tarihi okuyunca bugüne getirin, koyun 15 Temmuz’da yaşadığımızın aynısını yaşadık. O zaman bir Nurettin Zengi çıkmış, Selahattin Eyyubi çıkmış. Bütün İslam ümmetini bir araya toplamak suretiyle bizim şu an ülkemizin sınırları içerisinde olan bazı illerde olmak üzere işgalden belli bir zaman sonra kurtarmış Selçuklu, Osmanlı uzunca bir süre barış ve huzur içerisinde yaşamışız. Tabii daha sonra zayıflamışız. Osmanlı İmparatorluğunu kaybetmişiz. İşgale uğramışız. Her bir işgalde, her bir sıkıntıda inanın hep aynı sonuçlarla karşılaşıyoruz.”

Konuşmasını “Hep aynı sonuçlarla karşılaşıyoruz. İçten ihanet var. Bu FETÖ’nün ihaneti de belki bizim yaşadığımız en büyük ihanetlerden birisidir.” şeklinde sürdüren Vali Topaca, “Bunları bu devlet, bu millet birçoğunu büyük paralar vererek okuttu. Yurtdışılarına gittiler; yurtdışılarında okudular ama bizim için, milletimiz için, sizler için okumamışlar. Onlar kendilerini başka bir gelecek için, başka bir ülkenin amaçları için hazırlamışlar ve 15 Temmuz’da hepimize büyük bir ihanet yaptılar. Tabii bunun bedelini ödediler. Sayın Cumhurbaşkanımız ‘İnlerine gireceğiz.’ diyordu ya hakikaten inlerine giriyoruz. En büyüğünden en küçüğüne kadar yapmış oldukları bu ihanetin bedelini hepsi tek tek ödeyecekler. Bunu unutmayacağız. Ama bunu yaparken de bir taraftan birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirecek tedbirleri de alacağız.” dedi.
 
Ülkemizin çok hassas bir dönemden geçtiğini ifade eden Vali Topaca, “Görüyorsunuz işte çevremizde olanları. Suriye’de, Irak’ta olanları müttefik dediğimiz, yıllarca birlikte iş birliği yaptığımız bazı ülkeler orada bir terör devleti kurmak istiyor. Adına ordu diyor bilmem ne diyor kelime oyunlarıyla bizi kandırmak istiyor. Böyle bir dönemde tabi daha uyanık olmamız lazım. Yeni ihanetlerle karşılaşmamak için sımsıkı birbirimize sarılmamız gerekiyor. Bu dönem bunu gerektiriyor. Belki önümüzdeki günlerde daha yoğun bir hareket olacak. İşte Afrin’e, Mümbiç’e devletimiz uzun vadeli bekası için, insanların selameti için oraların gerçek sahipleri tarafından yönetilmesi için bir operasyona başlamak üzereyiz. Ama biliyoruz ki bu tür operasyonları yaptığımız zamanda tarihte hep ihanetlerle karşılaştık. Dolayısıyla birlikte beraber sağlam bir inançla ülkemize milletimize, devletimize sahip çıkmaya çalışacağız. Bugün burada sizlerle birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın uygun görmesiyle gazilerimize ve şehit yakınlarımıza devlet övünç madalyası ve beratlarını tevcih edeceğiz. Bu onur tabi çok büyük onur. Ben bugün berat ve madalya vereceğimiz gazilerimizi ve şehit yakınlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Allah’ın izniyle bunların hakkını siz verdiniz. Bu ülkeye, bu devlete ve bu millete olan borçlarınızı ödediniz. Bir kısmı gazilerimizin, şehitlerimizin işte canıyla ödedi, bir kısmı Mustafa Amca gibi veya Derya kardeşimiz de burada içinizde isimlerini bilmediğim ama tanıdığım birçok gazimiz var. Vücudundan bir bölümün eksilmesiyle bu bedeli ödedik. Bu ülkeye olan borcumuzu ödedik. Bu vesile ile de ben bütün şehit yakınlarımıza da ve gazilerimize devletimiz adına, milletimiz adına, ülkemiz adına şükranlarımı sunuyorum. Biz size ne kadar teşekkür etsek sizin hakkınızı ödeyemeyiz ve öyle onurlu, o kadar güzel bir makama sahipsiniz ki özellikle şehitlerimiz için biraz önce hoca efendinin okuduğu ayet-i kerimede ‘Onlar için ölüler demeyiniz.’ Cenab-ı Hak böyle buyuruyor. Onların ölmediklerini biliyoruz ve Cenab-ı Hakk’ın huzurunda peygamberlerden sonra en yüksek mertebede onlar var. Aynı şekilde gazilerimiz de hem Cenab-ı Hakk’ın nazarında hem de milletimizin nazarında çok büyük bir makama, onura, şerefe sahiptirler. Biz, sizlerin rahatı için, huzuru için bundan sonraki hayatınızı iyi bir şekilde geçirmeniz için her türlü tedbiri almakla görevliyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız bu konuda sürekli bizlere talimat veriyor: ‘Aman, şehitlerimize, gazilerimize her türlü ihtimamı gösterin. Onların sıkıntılarını giderin. Sevinçlerinde, kederlerinde yanlarında olun.’ diye hep talimat veriyor. Dolayısıyla hem büyüklerimizin talimatı hem bizim kalbimizden, gönlümüzden geçen o şehitlik ve gazilik inancı dolayısıyla her zaman sizlerin yanınızdayız. Sizleri seviyoruz. Sizleri gönlümüzde taşıyoruz. Sizleri Cenab-ı Hakk’ın devletimize ve milletimize bir emaneti olarak görüyoruz çünkü Cenab-ı Hakk’ın kutsadığı, övdüğü insanlar onların yakınları da devletimizin ve milletimizin emanetidir ve önemli bir hazinesidir. Bu duygu ve düşüncelerle bir kez daha ebediyete intikal etmiş olan şehitlerimize ve gazilerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Onlara minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Hayatta olan siz değerli gazilerimize ve şehit yakınlarımıza da sağlıklı, mutlu, huzurlu bir ömür diliyor madalyalarınızın hayırlı, uğurlu olmasını bir kez daha temenni ediyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” dedi.

Bu ülke için en büyük fedakârlığı yaparak şehit olan güvenlik görevlilerinin ve vatandaşların yakınlarına Vali Ercan Topaca tarafından Devlet Övünç Madalyaları tevcih edilmesinin ardından gazilerimize ve yakınlarına da madalyaları tevcih edildi.

Vali Ercan Topaca, madalya sahipleri ve protokol ile hatıra fotoğrafı çektirirken şehit aileleri, Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk ile birlikte günün anlam ve önemine binaen Vali Ercan Topaca ’ya Türk Bayrağı hediye ettiler.




Sonraki Sayfa: “Yas Terapisi II ” Eğitimi Tarihi Toplantı Salonunda Gerçekleştirildi

Önceki Sayfa : Keçiören’de Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni